Çevrimiçi Öğrenme Ortamları Yüksek Öğrenimi Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

20 Ocak 2020’de Çin tarafından COVID-19’un insandan insana bulaştığının doğrulanması ve büyük bir hızla yayılmaya başlaması ile dünya çapında yüz yüze eğitime ara verildi. Ülkemizde de Mart 2020 itibariyle acil uzaktan eğitime geçildi. Bu süreçte sağlam çevrimiçi öğrenme programları olan bazı kurumlar öğrencilerini bu eğitim programlarına alırken birçok ilköğretim, ortaöğretim ve üniversite, sıfırdan çevrimiçi eğitim müfredatı ve platformu oluşturmak için çabaladı. Bazı okullarda Zoom, Google Meet gibi platformlarla çevrimiçi eğitim sürdürüldü, bazıları ise kendi çevrimiçi öğrenme sistemini kurdu. Bu süreçte öğrenciler ve öğretmenler kendilerini çok az bilgi sahibi oldukları yeni bir sanal öğrenme dünyasını ilk kez kullanırken buldular. Bu platformları kullanmak başlangıçta birçok öğretmen ve öğretim elemanı için zor olsa da bazıları çevrimiçi öğrenmenin sunduğu yeni fırsatları benimsedi ve eğitimde sınıf duvarlarının ötesine geçebildiklerini fark ettiler. Artık tüm dünya uygun şekilde planlanmış çevrimiçi eğitim platformlarıile dezavantajlı öğrenciler de dahil olmak üzere tüm öğrencilere daha iyi hizmet verildiğini fark etmeye başladı.

Sanal öğrenme yazılımı oluşturan D2L’nin akademik başkanı Jeff Borden birçok eğitimcinin çevrimiçi öğrenmenin, özellikle hibrit ve tamamen çevrimiçi öğretim modelleri için sınıf içi öğrenmelerden daha fazla esneklik sunarak öğrenci deneyimini nasıl daha da geliştirebileceğini fark ettiklerini dile getiriyor. Öte yandan birçok öğrencinin de geleneksel eğitimle bir diploma sahibi olmaktan daha çok mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler almak istediklerini vurguluyor. Borden, çevrimiçi öğrenmenin artık daha yaşlı öğrenciler, çalışan yetişkinler, dezavantajlı gruplar gibi farklı nöroçeşitlilikten kişilerin eğitime her zamankinden daha kolay erişmesini sağladığını ekliyor.

Houston’daki Rice Üniversitesi’nde küresel ve dijital stratejiden sorumlu başkan yardımcısı Caroline Levander, son yıllarda tamamen veya kısmen çevrimiçi programlar sunan lisansüstü programlara talebin arttığını ve bu öğrencilerin yüz yüze sürdürülen programlara başvuran öğrencilerden her yönden çok daha çeşitli olduğunu; çünkü çevrim içi programların eğitime erişimi, iş ve aile yükümlülüklerini bir arada yürüten öğrenciler için daha kolay ve daha uyumlu hale getirdiğini vurguluyor. UMass Online’ın CEO’su Don Kilburnda çevrimiçi eğitimin güzel yanının, coğrafi sınırlardan gerçekten kaçabilmesi olduğunu ve eğitime erişimi genişletmede kritik bir rol oynadığını dile getiriyor. Ayrıca, çevrimiçi programların yüz yüze programlara kıyasla daha düşük finansal kaynak gerektirdiğini ve öğrenciler üzerindeki mali yükü azaltmanın potansiyel ek faydalarının da altını çiziyor.

Tüm dünya dijital dönüşümün henüz başında. Çevrimiçi öğrenmenin günümüz dünyasında eğitime erişilebilirliği kolaylaştırmasının yanı sıra daha düşük finansal getiriyle daha zengin öğretim ortamı sağlaması yakın gelecekte eğitimde bir devrim görüleceğinin kaçınılmaz bir göstergesi.

Kaynak: https://www.usnews.com/news/education-news/articles/2022-02-15/how-online-learning-is-reshaping-higher-education

Dr. Öğr. Üyesi Gözde Sırgancı

Yozgat Bozok Üniversitesi

Eğitim Fakültesi

Ölçme ve Değerlendirme ABD

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.