PSİKOLOG KÖŞESİ

An’ı Yaşamak

Zaman üç boyuttan ibarettir: Geçmiş, şu an ve gelecek…

Anı yaşamak geçmişin bilinci, geleceğin farkındalığı ve şimdinin gerçekliğidir. Geçmişte yaşananları düşünmek suçluluk duygusunu, gelecekte yaşanacakları düşünmek endişe duygusunu uyandırır. Geçmiş geçmiş, gelecek de henüz gelmemiştir. Yaşanan tek an şu andır. Ne geçmiş için yapılabilecek bir şey,  ne de gelecekte olabilecekleri kontrol edebilme şansımız vardır. Geçmişe, yaşadıklarımızdan ve hatalarımızdan ders almaya ihtiyacımız vardır. Geçmişe ait anılarımız, gelecekte ‘‘keşke’’ dememizi önleyecek şekilde davranmamızı sağlayabilir.

Gelecekte ise karşımıza çok farklı seçenekler çıkacaktır ve biz bundan önceki deneyimlerimizden faydalanarak karar verebiliriz. Ancak ne geçmişe geri dönüp farklı davranabilmek, ne de geleceği ön görüp ona göre bizim için en yararlı olacak kararı verme şansımız vardır.

Hayatı daha kaliteli ve iyi bir şekilde yaşayabilmek için içinde bulunduğumuz ana odaklanmak gerekir.

Leo Buscaglia, Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek adlı kitabının bir bölümünde anı yaşamayı çok güzel anlatmıştır. Kitabından, konuyla ilgili bir alıntı;

“… eğer seven bir insan varsa, tek gerçeğin “şu an” olduğunun bilincine varabilen bir kişidir bu. Dün geçip gitmiştir artık, yapabileceğiniz bir şey yoktur. İyi bir şeydir bu, çünkü sizi şu anda bulunduğunuz yere getirmiştir. Başkaları size ne söylemiş olursa olsun, bulunmaya değer bir yer burası! Ama dün konusunda yapabileceğiniz bir şey yoktur artık, gerçek değildir çünkü. Yarın mı? Yarın çok güzel bir düştür. Yarını düşlemek güzeldir, ama o da gerçek değildir. Zamanınızı, dünü ve yarını düşlemekle geçirirseniz, tam şu anda, bende ve kendinizde olanları göremezsiniz. Asıl gerçek budur; şu anı yaşamaktır. Yarın çok uzaktadır.

“Bir dakika sonra ne olabileceğini hiçbirimiz bilmiyoruz ve bu dakika sonsuza dek yitirilebilir.”

Anı yaşamak, dünün, bugüne getirdiği mutsuzluğu kafaya takmamak, yarın için yaşamamak, bu düşünceye gerçekten inanıldığı takdirde çok güzel sonuçlar doğurabilir. Fakat, yarın için hesaplar yaparak hayatını sürdürmek, bugününüzü mahvetmekten başka bir şey değildir. Ya da dün yaşadığımız kötü bir şey, olmuş bitmiş bir şey bugünümüzü mahvetmeye değer mi? Şu şekilde düşünmek kanısındayım; psychofilminin bir sahnesinde, ‘para mutluluk getirmez ama mutsuzluğu erteler’ diye bir replik geçer. Belki anı yaşamak, her daim mutluluk getirmeyebilir, ama dün yaşadığınız acı bir şeyin, sizi bugün esir almasını, yarını düşünerek yaşayıp daha sonra hayal kırıklığı yaşamanızı erteleyebilir.”

Anı yaşamak bir hedef değildir çünkü hedefler gelecek içindir. Bu yazıyı okurken, gözleriniz bu yazıları arka plandan ayırt ederken bunu fark edin. Yaşadığınızın farkına varın ve nefes alın, nefes verin. Bu yazıyı okurken aynı zamanda nefes alıp verdiğinizin farkında olmak anı yaşamaktır.

 

​​​​​​​​​​UZMAN PSİKOLOG

​​​​​​​​​​OYA KAPTAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.