15-22 Nisan Turizm Haftası

Ülkenin güçlenmesi için vazgeçilmez kaynaklardan yaklaşık 60 farklı sektöre destek veren turizm, ekonomiye sağladığı katkılar nedeniyle de adeta Türkiye için olmazsa olmaz sektörlerden birisidir.

Turizm için, ulaşım, çevre, yenilenme, erişim ve sürdürülebilirlik ile birlikte esas olan bireyler ve şehirlerini temsil eden yerel insanlar, yerel yönetimlerdir.

Turizmin değerler zincirlerini doğru anlamalıyız. Tabi ki oteller ve havayolları mükemmel olacaklar. Ancak ilk planda bunlar rol oynamıyor. Kongreler, kültürel değerler önemlidir. Kentlerin birden fazla kere ziyaret edilebilecek zenginlikleri olmalı. Kent alanlarını doğru düzenlemeliyiz. Ulaşım, yeşil alanlar doğru tasarlanmalı. Kentin ulaştırma, müzeler ve lokantaların ayrı ayrı çaba göstermeleri değil hep beraber çalışmamız gerekir. Kent turizminin anahtarı toleranstır.

Artık Turizm konusunda sadece güneş ve denizin yeterli olmadığını, Turizmi güneş, deniz ve kum üçgeninden kurtarmamız lazım olduğu gerçeği aşikardır. Turizm eski binaları restore ederek, müzeciliği yaygınlaştırarak tarihi ve kültürel yöresel değerleri yaşatmak vb. şeylerle olur. Turizm Tarihi ve Kültürel Değerler olmadan bir anlam ifade etmez.

Ülkemize, Ordu’muzda ve Ünye’mizde özellikle kültürel değerlerimizi öne çıkarmak suretiyle doğa ve inanç turizmini, yayla turizmini farklı uygulama noktasında uygulamak suretiyle turizme bir başka boyut kazandırmalıyız. Turizmin doğal sermayesi olan doğa ve kültürel miraslarımızı korumalı ve yaşatmalıyız.

Ordu’muz Havaalanı, Çevre yolu ve İç Anadolu Bağlantı yolu ile tarihe ışık tutan kurul kalesi yerleşkesi ile turizmde farklı bir ivme kazanacaktır. Ordu ilimiz her mevsimde doğa ve kültür turizmi, kumsalları, dağları, yaylaları, kaleleri, köprüleri, dereleri ile flora ve fauna bakımından zengin kent ormanları ile Karadeniz’in en büyük şelalesi othamış şelalesi, Ünye de şeyh Yunus türbesi v.b. birçok tarihi ve inanç turizm değerleriyle, yeşilin ve mavinin, hele hele Gölköy Ulugöl tabiat parkında güz mevsiminde yaprakların sararması ile oluşan renk armonisiyle ziyaretçileri büyüyecek güzelliklere sahiptir.

Halkları ve kültürleri birbirine yakınlaştıran turizm, küresel olduğu kadar ulusal anlamda da bir barış ve uzlaşı projesidir.

Turizm emek yoğun hizmet veren bir sektördür. Turizm sektörü vasıtasıyla edinilecek olumlu imaj, güçlü huzurlu güvenli iyi bir Türkiye markasıyla uluslararası siyasal-sosyal ve ekonomik tüm gelişim ve oluşumlarda daha üstün bir etki gücü elde edinmemizi sağlayacaktır.

Dünyada ve ülkemizde modernleşme ve barışın kurumsallaşmasına turizm sektörünün önemli katkılarda bulunduğunu unutmamamız gerekir. Turizmin ulusal ekonomilere katkısının yanı sıra, uluslararası kültürel ve toplumsal iletişimi sağlayıcı ve bütünleştirici rolünün tüm dünyada egemen olması dileğiyle Turizm Haftası’nı içten dileklerimle kutluyor, sektörün gelişmesine emek veren herkese başarılar diliyorum.

Evet; Turizmi deniz kum güneş üçgeninden kurtarmamız lazım. Türkiye’nin turizmini; çiftçinin, köylünün katılımıyla ‘Ekolojik ya da Tarım Turizmi’ kurtaracaktır.

Malumunuz memlekette turizm son iki sezondur toparlanmaya çalışıyor. Krizler beraberinde fırsatı yaratır düsturundan yola çıkarsak, bizi bu kısır döngüden kurtaracak olan sihirli bir değnek var elimizde. Nedir biliyor musunuz? Ekolojik ya da Tarım Turizmi. Dünya bunu ‘agro turizm’ olarak biliyor.

Peki nedir agro ya da ekolojik ya da tarım turizmi? Kırsal alanda yaşayan insanlar tarafından verilen turizm hizmetine agro-turizm ya da Türkçe adıyla ‘tarım turizmi’ deniliyor. Tarımla turizmi bir araya getiren yeni bir tatil hareketi de denebilir. Bu tesislerde konaklayanlar ‘konuk’, turist olarak ağırlananlarsa ‘yolcu ya da gezgin’ olarak niteleniyor. Günümüzde,  Avrupa ve Amerikalılar’ın başı çektiği değişen bir tatil anlayışı var. Bu anlayışla yerel mutfak kültürleri gelişiyor, kırsal kalkınma hız kazanıyor, özellikle kadınlar için yeni iş olanakları doğuyor.

Hem gelenlere doğayla dost, farklı insanları ve kültürleri tanıyabilecekleri bir tatil sunuluyor hem de bölgedeki halka maddi gelir sağlayarak kırsal kalkınmayı sağlamayı hedefliyor. Tabii doğal ve kültürel güzellikleri yıpratmadan, onları gelecek nesillere aktarmayı başarmak birincil önemde.

Misal, İtalya ve Yunanistan’da son derece gelişmiş örneklerini görünce, ‘bizim memleketi kurtaracak yegane proje budur’ Toprağa dokunarak tatil, eşi benzeri olmayan kadim topraklarımız. Ordu, Çambaşı, Ulubey, Perşembe, saraycık, Gölköy, Ünye, Çaybaşı, Fatsa, Bolaman ilçelerimizde bulunan tarihi mekanlar ve doğal alanlar gezilmeye ve görülmeye değer turizm değerlerimizdir. Tarihi ve doğal güzelliklerimizi koruyup yaşatarak bölgemizin turizm kaderini değiştirerek Ordu’muz olarak turizmde adını tüm dünyaya duyurmalıyız. 

Nüfus artışı ve arazi bölünmeleri sonrasında toprağımız yetmiyor, işlenmiyor, ürettiğimizi ürünler değerleri emeklerimizi karşılamıyor. Çiftçilerimiz artık  ‘tarım turizmi’ ile kalkınacaktır.

Ev usulü yöresel yemeklerimiz, taptaze ayranımız meyve suyu, narenciyesi bol reçel yapımı, uygun yerlerde balıkçılık, kilim dokuma, ekmek pişirme, el işleri gibi faaliyetler hayata geçirildiğinde bakın Avrupa’dan Amerika’dan nasıl oluk oluk doğaya duyarlı ve kaliteli para harcayan turist geliyor. Avrupa Kıtası’nın değişen tatil anlayışını da düşünürsek eko-turizm, sıcakkanlı memleketlimizin misafirperverliğiyle birleştiği zaman pırlanta değerinde bir kazanç bizleri bekliyor olacak.

Türkiye’nin turizminde olduğu üzere bölgemizin turizminde de çiftçinin, köylünün bizzat katılımıyla ‘Ekolojik Turizm’ kurtaracak. ‘Doğaya dönüş’ buradaki sihirli iki kelime.

Dünyada agro-turizm bir kırsal kalkınma aracı. Yeni ve alternatif turizm. En güzeli de turizmi çeşitlendirerek yılın 12 ayına yayabilmeniz. İnsanların doğal yaşama duydukları özlem ve dünya kaynaklarının giderek tüketilmesi tarım ve turizmi bir araya getirerek ortaya çıkan agro-turizm, beton çirkinliğine son verdiği gibi yereli ya da kırsalı öyle bir canlandıracak ki şaşıp kalacağız. Yeter ki bu konuda sağlam bir devlet iradesi ve politikası olsun. Özellikle tarımla uğraşan çiftçi kardeşlerimizin kalkınması için çok önemli. Tarım turizmi projeleri sayesinde büyük şehirlerde yaşayan insanlar kopmuş oldukları doğal yaşamı yeniden tanıyor, doğayla ilgili sorumluluklarının farkına varıyor. Çocuklarımızın doğayla haşır neşir olması açısından da son derece önemli.  Büyük şehirlerde bitki ve hayvanlardan uzak yetişmiş olan çocuklar, yedikleri ürünlerin nasıl yetiştiğini öğreniyor, doğayı tanıyor, birçok hayvanı ilk kez canlı olarak görmüş oluyor. Çocuklar toprağa değsin, ineğe dokunsun.

Yunanistan bu konuda oldukça başarılı. Yaklaşık 30 yıl önce ekolojik tarıma başlayan komşu son derece güzel sonuçlar almış. Daha önceleri yoksullukla mücadele eden pek çok köy, kooperatifler oluşturarak devlet desteğiyle tarım turizmine başlamış. Yerel mimari yenilenerek evler pansiyona dönüştürülmüş. Yerel yemeklerin yapıldığı restoranlar kurulmuş. Kendi kültürlerini yeniden gözden geçirerek yerel değerlerini korumaya ve yaşatmaya başlamışlar. Pek çok köy bu sayede yoksulluktan kurtulmuş. Ülke turizmi de bu sayede daha çok gelişmiş. Yunanistan’ın bu başarısı pek çok ülkeye örnek olmuş durumda. Yunanistan başarmış peki ya biz? Başarmamız için hiçbir neden yoktur.

Doğal güzellikleri, iklimi ve zengin bitki örtüsüyle her zaman ilgi duyulan bir bölge Ordu’muz, Ünye’miz, Fatsa’mız ve diğer tarih kokan ilçelerimiz…

Ordu ve Ünye diğer ilçeler tarihimiz fotoğraflarda saklı kalmamalıdır. Eski Ordu, hele hele Ünye fotoğraflarına baktığımızda, biz içinde yaşadığımız “cenneti” bir “cehenneme” çevirmişiz, halen de tereddütsüz, azimli adımlarla bu yola devam ediyoruz…

Bölgemizin evladı onurumuz gururumuz Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Numan Kurtulmuştan beklentilerimiz çok yüksek. Bu da en doğal hakkımız… Artık Ne üniversite, ne sanayi, ne liman, ne çöp gibi sorunlar konuşulmamalı, artık yapılmayanların tartışıldığı değil yatırımların konuşulduğu, tarihi değerleri ve doğal güzellikleri konuşulan bir kent, herkesin parmakla göstereceği, yaşayabilirim dediği kent istiyoruz.

İlimiz turizm zenginliği bakımından oldukça ilgi çeken, gezilecek görülecek yerleri olan bir turizm kentidir. Turizm bacasız fabrikadır. Bölgemiz ekonomisi için büyük önem taşır. Gerek bölgemizin gerekse Ülkemizin kalkınmasını ve zenginleşmesini sağlar.

Turizm, dışarıdan gelen kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak için kendiliğinden birçok gelişmeleri zorlar. Şehirlerin doğal güzelliklerini ortaya çıkarır, buralarda yatırımlar; oteller, pansiyonlar, gazino, lokanta, plajlar, kamplar, eğlence yerleri, dinlenme v.b. tesisler gibi altyapı tesislerinin kurulmasını sağlayarak şehrin değişmesini sağlar. Tüm bu nedenlerle Turizm için, turizmin gelişmesi için bölgemizin tanıtımı için katkıda bulunmalıyız.

Türkiye Teknikerler Birliği Ordu İl Temsilciliği olarak doğduğumuz memleketimizi, doyduğumuz, birlikte yaşadığımız, nefes aldığımız yeri kentimizi Ordu’muzu Ünye’mizi, Fatsa’mızı bir bütün olarak önemsiyoruz. Ve diyoruz ki; Kentler yaşayan organizmalardır. Kentleşip geliştikçe bireyler de değişiyor, sorunlar artıyor, beklentiler karmaşıklaşıyor. Bu beklentilere cevap verecek yönetimler ile sorunsuz kentler yaratılmalı. Bizler teknikerler yaşamın her alanında her taşın altında eli emeği alın teri olan nitelikli kişilerdir. Üniversite teknik eğitim mezunu teknikerler olarak bilgi paylaşıldıkça faydalıdır diyerek kendi sorunlarımızdan çok aldığımız teknik bilgileri toplumun sorunlarına yaşadığımız doğduğumuz kentimizin sorunlarına duyarsız kalmıyoruz. Herkesle paydaş olmak istiyoruz.

Ülkemizde ne yazık ki hain terör olaylarına karşı sınır güvenliğimiz için, huzur ve güven içinde yaşamamız için, askerlerimiz, polislerimiz şehit olmaktadır.  Terörün dili, ırkı, dini, mezhebi, ülkesi, milleti yok… Her şeye rağmen turizm gelişmeye devam ediyor. Kimse heveslenmesin; Avrupa şehirleri ne kadar güvenliyse Türkiye şehirleri de en az o kadar güvenlidir. Hangi coğrafyada yaşanırsa yaşansın terör olayları, savaşlar son bulmalı, insanların özgürce yaşayacağı mutlu bir dünya inşa etmeliyiz.

Tüm şehitlerimizi şükranla minnetle dua ile yad ediyoruz. Sokakların çocuklara oyun alanı olduğu, düğünlerde hep birlikte kol kola halayların çekildiği, barış türkülerinin hep bir ağızdan söylendiği günler diliyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle turizm sayesinde kazanılanların, yerelden küresele sosyo-ekonomik refahı ve barışı zenginleştirmesi dileğiyle doğal kaynakların korunması ve toplumsal gelişme için önemli bir gelir olan turizme gönül veren tüm paydaşların 15-22 Nisan Turizm Haftasını kutluyoruz.

The following two tabs change content below.
Nuh Medya
Ünye Meydan Gazetesi Yönetim Kurulu.


Nuh Medya

Ünye Meydan Gazetesi Yönetim Kurulu.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir